ordu-logo
Son Dakika
20 Ocak 2017 Cuma
25 Kasım 2015 Çarşamba, 11:54
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI selimoguzyazici@hotmail.com Tüm Yazılar

ZAMANE EBEVEYNLERİ…

Teknolojinin gelişiminin akıl almaz bir hızla gelişmesi ile birlikte kültürde değişmeye başladı. Büyüklerle küçükler arasındaki kültür farkı veya kuşak farkı denilen şey oluştu mu, oluşmadı mı? Bir fikir yürütmek çok kolay değil. Sanırım net konuşulabilecek durum, büyükler ile küçükler arasında ki makasın açılıp açılmadığı, açıldıysa ne kadar açıldığıdır. Teknoloji denilen şey kullanım alanı itibarı ile sosyal paylaşım siteleri ve cep telefonlarından ibaret. Yani şu anda bizim “teknoloji gelişiyor” dan anladığımız budur.

Teknoloji zamane ebeveynlerinde iletişim tarzı, davranış biçimi, çalışma şekli, insanları değerlendirme ve benzeri ne varsa etkiledi. Artık okullar çocukların devam- devamsızlık, yazılı günleri dâhil tüm bilinmesi gerekeni velilerin maillerine atıyorlar. Ayrıca veliler kendilerine verilen şifre ile çocuğunun tüm durumunu Bakanlığın sağladığı teknoloji ile e- okuldan izleyebiliyorlar. Bazı özel okullarda özellikle okul öncesi kurumlarında velilerin “an itibarıyla” olarak tanımlanan bir sistemle çocuklarını takip etmeleri mümkün. Yine bazı özel okullarda çocukların yaptıkları tüm etkinlikler, denemeler, sınavlar, aklınıza gelen her şeyden veli haberdar ediliyor.

Buraya kadar tamam:

Peki, nedir bu durum? Nereye gidiyor? Niçin bu kadar ayrıntıya giriliyor? Ebeveynler bu kadar ayrıntıyı öğrenip bilip ne yapıyorlar? Kendilerine iletilen bu bilgileri nerelerde kullanıyorlar? Teşbihte hata olmaz. Çocukların ayaklarına elektronik kelepçe bağlıyoruz, okulda koşmasını, top oynamasını… görebileceksiniz dense buna atlayacak ebeveynler çıkacaktır. Çocukların bu kadar elektronik denetim altında tutulmaları, her şeyden ebeveynlerin haberi olacak gibi bir zorunluluğun gelişmesi, güvenilmeyen ve sürekli takip edilen çocuklar yaratmıyor mu? Bir yerlerde toplum olarak güven bunalımı yaşıyoruz ama nerede başladığı belirsiz. Davranışlarımızla ve toplumda sürekli pompalanan kötü davranış örnekleriyle “Babana bile güvenme” tarzı bir davranış toplumu kasıp kavuruyor. Güvenli okullar, avuç içi basılarak girilip çıkılması konuşulan eğitim kurumları, kendinden başka herkesin kötü olduğuna dair davranış gelişimleri.

Bana bırakılırsa:

Çok param olursa ya da bir gün bakan olursam 🙂 oldukça büyük dönümler üzerine bir okul yapacağım. Tek katlı. Merdivenleri olmayacak. Bilgisayar, başta hiçbir teknolojik alet o dönümlerin içine giremeyecek. Kara tahtadan başka bir iletişim aracına ihtiyaç duymayacağım. Çocukların tabletleri değil, kazmaları, kürekleri, ekip dikebilecekleri araç gereçleri olacak. Tavuklar, kuzular, sütü alınan inekler, hatta balık bile olsun isterim. Konuşarak, tartışarak, sınayıp yanılarak, deneylerle, sorgulayarak bilgiye ulaşılan eğitim kurumları. Ayakları çamur olmuş, doğayla iç içe ve mutlaka bir müzik aleti çalan düşünen, üreten, soran, sorgulayan çocuklar yetiştireceğim. Sosyal hayatları bilgisayar ve cep telefonundan ibaret olan çocuklar için. Zamane ebeveynlerine inat.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım
ankara escort gaziantep escort porno izle porno turk porno eskisehir escort bodrum escort bursa escort bursa escort izmir escort istanbul escort izmir escort ankara escort Samsun Escort konya escort Fethiye Escort porno izle fatsa haberleri eskişehir web tasarım escort ataşehir antalya escort